Ses bir ki..


Bir ay sonra gidiyorum dediğin andan itibaren gitmeye başlıyorsun. 
Biliyorum geleceksin, herkes gelir.
Kimi toprağa, kimi kucağa...
Gitmeye başlıyorsun ve...
Yokluğun bir maddeye dönüşüyor. 
Beynimi kaplıyor. 
Her düşüncem içine yeni bir yalnızlık teması ekleyip defalarca ıssızlaşıyor. 
Hayatın anlamını aramak falan hikaye. 
Önemli olan yanında hissettiklerin.
Güzel anları, acı anları, acıyı tatlıyı paylaşanlar. 
Sadece yaşamak için nefes almak yetiyor, balıklar da yaşıyor. 
Bir noktaya gelip duruyorsun ve ben gidiyorum diyorsun. 
Balıklar da, güzel anlar da acılar da seninle birlikte gitmesin diye sıkı sıkı sarılıyorum. 
Adına nostalji diyorlar.
Futuristik belgeseller izliyorum.
Küt burunlu yunus balıkları kuyruklarını kuma vurarak daireler çiziyor. 
Dairenin içinde kalan şaşkın balıklar can havliyle zıplayıp bir yunusun ağzına atıyorlar kendilerini. 
Ve sen şimdi nereye atıyorsun kendini? 
Şifa gerçekten hastanede mi?

8 yorum :

Nisa dedi ki...

nerdesin sen? :(

Esra Rebele dedi ki...

Aslında ne içindeyim zamanın ne büsbütün dışında =)) Blogumu ve blog okurluğumu çok ihmal ettim biliyorum. Biraz ailevi nedenler yüzünden canımın sıkıldığı neye elimi atsam huzursuz hallerde dolaştığım bir dönemi atlattım. Şimdi çok iyiyim. Ne zaman boş vakit bulsam ertelediğim kitaplara gömülmekten başka bir şey yapmıyorum. =)

Buraya da bir şeyler yazayım diye bi açtım geçen hafta, hata verdi nedense. Kaldı öyle. Arada senin ve birkaç arkadaşımın blogunu da izliyorum. Readerım tıka basa dolu olduğu için tümünü okundu olarak işaretledim. Sonra tekrar baktığımda yeniden istiflenmişti. Üzerime sanki bir zorunluluk gibi çökmeye başladı bir noktadan sonra, okumayı bıraktım. Yaz döneminde daha çok yazmak istiyorum aslında fakat kitap yazmak istiyorum sanırım. Bu konu üzerinde düşünüyorum bu aralar. Sen bomba gibisin takipteyim ondan sormuyorum. =)) Seni okumak, varlığından haberdar olmak büyük keyif. Aslında yorum olarak bırakmak istedim, duygularım çok yoğunlaşmıştı bir yazını okuduğum zaman. Sonra nedense büyüyü bozacakmış gibi hissedip bıraktım.

Selamlarımla Nisa.

Nisa dedi ki...

sen iyi olda ses vermesende sorun değil...insanın dönemleri olur bence kitaplara gömülme dönemi bunların en güzeli:)

Rabbim sıkıntı göstermesin bir daha her neyse problemler geçmiş bitmiş olsun inşallah...

ben çok blog izliyorum ama geriye dönüp okuyup takip ettiklerim dahası onların içinde kendime yakın bulduklarım,kendimden bir şeyler bulduklarım,okurken heycanlandıklarım o kadar az ki sen de bunlardan birisin bu yüzden gitmemelisin:)

beni anladığına inanmak istediğim insanalrdan birisin sen (gördüğün gibi hala anlaşılmayacağım konusundaki önyargılarıma hapsolmuş durumdayım:D anladığına inanmak istediğimmmmmm! :D

bu ne kadar öenmli bir bilsen,

sevgilerimle esracım.. Allah'a emanet ol... kitaplarına gömülme diyemem sakın içinden çıkma, ara ssıra buraya uğrarsan sevinirim ama:)

Nisa dedi ki...

bu arada bomba derken:D evet yakında kendi kendine patlamasından korktuğum tam bir bombayım haha:D benim kadar kendi beyninde çatlak profesörler saklayan biri yoktur heralde yakında sıyırabilerim:))

♥●• Izdiher·•●♥ dedi ki...

You write so beautiful .Best of luck for everything :)

♥●• Izdiher·•●♥ dedi ki...

Every thing be fine .Love you .Allah with you always :)

Esra Rebele dedi ki...

NİSA:

Evet o dönemlerden bende bolca oluyor. Ya filmlere ya kitaplara ya da müziklere takıp takılıp kalıyorum. =)

Biliyorum gerçekten kalp kalbe gerçekten karşı. =) Sen de emanetsin, görüşmek, anlaşmak dileğiyle.

İZDİHER,

Thank you. =)

♥●• Izdiher·•●♥ dedi ki...

welcome and follow each other :)

 

Blogroll

sardunya, yasemin, zeytin, jacobinia, lonicera, hydrangea