Meğersem ben yokmuşum.


Bazı aydın büyüklerimiz, çok candan oluyor. Bizi bizden çok düşündüklerini söyleyip bu nedenle de başörtüsünün üniversitelerde yasak olması gerektiğini savunup duruyorlar. Çünkü hepimiz aile baskısı ile başımızı örtmek zorunda kalmışız da, yasak 'özgürce' eğitim almamızı sağlıyormuş. Eğer ki engel kalkarsa, okula gidip özgürlüğü tadan bir çok öğrencinin aile baskısı nedeniyle zor durumda kalması ve başını örterek eğitim almaya devam etmesi gerekirmiş, bu da sıkıntı yaratırmış.

Ne kadar şekerler değil mi? Biz aslında o okula girebilecek yaşa gelmiş ve aklı başında olmayan çünkü sahip olduğu ailenin güdümüyle yaşadığı için sağlıklı karar veremeyen bitkilermişiz. Eğer ailelerimizin baskısı olmasa soluğu Nişantaşı kafelerinde, sevgililerimizle yanak yanağa geçirecek, alemlere akacak ve Eyüp, Fatih gibi semtlerden kaçacakmışız ki baskıya maruz kalmadan 'özgürlüğün' tadını alabilelim. Tavuğun suyunun da suyuyla yaptıkları spesifik çorbalarını yudumlayan bu zatlar hala çağ dışılıklarına özgürlük yaftası vurup satmaya çalışıyorlar. Bunu yiyen var mı bilmiyorum, ben tanımıyorum. "Abi kapalılar çok çirkin yea, göz zevkimizi bozuyolar" diyenler bile bunlardan daha insani geliyor bana.

Bana bir özgürlük tanımı biçip ona göre yaşamamı söyleyenler, insanların özgür düşünmesi gerektiğini savunan okullarda öğretici konumundalar, inanılmaz değil mi?

Bir başka problem üreten tip de, okulu öyle okudular sonra kamuda nasıl çalışacaklar diye üzülüp duruyor. Başını kapatan öğrenciye kötü not vereceğini ilan eden akademisyenler kamu görevlisinden sayılmadığından benim, inançlarıma saygısızlık etmeyecek memurdan hizmet alma hakkım yok demek ki. Görev başındaki kadın doktorun erkek hastaya bakmaması gibi zorlama argümanlarla, "vay efendim o bez parçası şeriatın bayrağı, bu ülkede tek bayrak var milliyetçiliğine" uzanan suyundan da koyuncu bir skala ile karşı karşıya kalıp da var olabilmek mesele. Ben yokum. Beni tanımıyorlar. Beni ancak Amerika'nın K.K.T.C'yi tanıdığı kadar tanıyorlar. İçleri rahat olsun.

Bir varmış bir yokmuş. Hep onlar varmış, ben yokmuş. Gökten ebabil kuşları geçmiş. Ben yokmuşum ama bir benim üstüme alevden taşlar düşmüş. Kimseye bir şey olmamış. Dünya bir cennetmiş, hayat da çok güzelmiş. Gençlerin önünü açmak lazımmış, bir de kızlar okula gitsinmiş. Ben yokmuşum. Masal bile yokmuş.

9 yorum :

Tesettür Aşktır dedi ki...

Dunyada saçmalığın daniskası denen birşey var ise o da başortusu yasağıdır...Unv. hayatımda bende yaşadım bu saçma yasağı...vebali onların boynunadır dedim açtım girdim :(

Ayrıca herkese neden aile baskısıyla kapanmış gibi davranıyorlar onuda anlamıyorumm.. onları onlamak çokta kolay zaten...Düğünde dernekte çok gerekliymiş gibi hemen saçını başını açan tipler, düğününde ''dünyada bir kez evleniyorum diyip'' saçını açıp yağtıran sozum ona tesetturluler!!!

Allah sonumuzu hayır etsin ama be herşeyin daha iyiye gideceğine inanıyorum. Bugun 3 unıversitede izin verilir yarın hepsinde...

Nisa dedi ki...

Paşa dedem hep derdi

''haydi kızlar okula'' ve eklerdi ''Aaaaççç kardelenn aççç''

:))

Esra Rebele dedi ki...

Tesettür Aşktır'cım,

Düğünlerinde saçlarını açmasını geçtim bir de dekolteli gelinlik giyen arkadaşlarımız da var. Ben bunlara da kızamıyorum. Tıpkı senin başını açıp okuduğun için seni eleştiren ve ne olursa olsun sistemin suyuna giderek öğrenimine devam etmeni yadırgayan insanların olması gibi örnekler tercihlerin eleştirilmesi kaynaklı meselelerden çıkıyor. Benim kızdığım bu tercihlerden nem kaparak bir kehanet sistemi geliştirilmesi ve bundan korkulması. Kulun hesabını vereceği makam belli sonuçta. Hepimiz elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama eksik ama fazla. Her şeyin iyiye gitmesini ben de umuyorum. Biz okuyamadık, çocuklarımız bari bu muamelerle karşılaşmasın.

---

Nisa'cım,

=)))

serap dedi ki...

merak ettim hangi sene hangi okulu bıraktınız belki aynı dönemde bırakmışızdır

Esra Rebele dedi ki...

Ben liseden 99 çıkışlıyım Serapçım.

serap dedi ki...

küçükmüşsünüz benden ben 98 de üniversiteyi 3.sınıftan bırakmıştım :) hatta nur serterle ikna odasında karşılaştıktan sonra. Bir de hala inkar ediyorlar :(

Esra Rebele dedi ki...

Evet bu kadar şahit varken komik oluyorlar. İkna odası psikolojisini bilmiyorum, bana hatırlattığı tek şey Nazilerin Yahudileri yaktığı gaz odaları. İnsanlık dışı. Bu kadar vebali nasıl ödeyecekler çok merak ediyorum.

zaibatsu dedi ki...

Yazınızı ve yapılan yorumları okudum.

Üniversitelerde her türlü yasağın yasaklanmasını savunuyorum.Bu yasaklar arasında bulunan başörtüsü/türban/tesettür artık nasıl isimlendirilse isimlendirilsin isteyen istediği şekilde giyinip üniversitede eğitim alabilmelidir.

Düşüncem ve isteğim bu şekilde.

Bundan daha önemli olan konu ise;

-Kutuplaşma ortadan kalkıcak mı?
(Blog başlığınızın altında olan "safımın belli olması" veya "başım açık ve özgürüm" gibi yanlış düşünceler değişicek mi?)

-benden-bizden olmayanların yaşantısına saygı ve hoşgörü gerçekleşicek mi?
(yorumlarda geçen evlenirken ne yaptığının bile yargılanması veya başını kapatanlara öcü muamelesi yapılması gibi düşüncelerin ikiside aynı düşünce yapısına ait değilmidir?)


-okula gidenlere "aç kardelen aç" diyenler ile üniversitelere girişte başörtüsünü yasaklayan zihniyet aynı değilmidir?

Başta belirttiğim gibi üniversitelerde bu yasağın ve hatta diğer yasakların yasaklanmasını savunan biriyim.Saydıklarımın değişmeyeceğinin kolay olmadığını bilmem bunu değiştirmiyor...


Belki yapılan ayrım sonucunda böyle düşünüyorsunuz ancak yanlışa tepki ile yanlış bir tepki vermek doğruyu getirmez.

Giyimi,kuşamı,dini,inancı,mezhebi,teni,rengi,cinsiyeti,ırkı,etnik kökeni,dili,siyasi görüşü ne olursa olsun insanlara ayrım yapan her türlü düşünceye karşıyım.Benim gibi olmadığı için kimseye yargılamaya hakkım yok.

Saygılarımla...

Esra Rebele dedi ki...

İlginize teşekkür ederim Zaibatsu.

-Kutuplaşmanın ortadan kalkması için bizim normalden sayılmamız ve öcü vasfından çıkarılmamızın gerekliliği su götürmez. Belirli bir sınıfın korkuları yüzünden körüklenmiş saflara ayrılma mevzusu benim çıkardığım bir şey değil. Safa ayıran ben değilim. Beni ayıran sistem. Ben de beni koydukları yerin ne olduğunu ve kendimi anlatma gayesiyle burada yazıyorum. Yanlış olan nedir anlamadım?

-Evet ben de aynı görüşteyim ve onları da yargılamadığımı yorumumda belirttim. İnsanların ne düşüneceğine karışamam, fikrim de belli yanı safım.

-Aynı zihniyettir ve iki yüzlüdür.

 

Blogroll

sardunya, yasemin, zeytin, jacobinia, lonicera, hydrangea