Fantastik film prömiyeri: Benim mi Allah'ım bu çizgili göz


Belki artık sana sıradan geliyor olabilir ama bana hala lazerle bilmemne tedavisi dediklerinde cinsliğim açığa çıkıyor. Aklıma 2001 a space odyssey filmi geliyor. Aslında aklımdaki sahne tam olarak teknolojinin insanı ele geçirme korkusundan mürekkep. Yoksa iki tane ışın bize ne yapar. Işından korksaydık sokağa çıkmazdık. Güneşten büyük lazer mi var di mi. Olay aslında tam olarak şu:

Ben yıllardır uzağı göremiyorum. Annem muayene olacaktı, ben de dedim bi gireyim nolacak. Neticede iki derecelik miyopi ve ufak bir astigmat ile hekim beyin odasından dışarı çıktım. Sgk'nın bana verdiği yetkiye dayanarak alacağım gözlüğü hiç çıkarmamam salık verildi. Dükkanda yakışıklı bir bey vardı. Siz buradakileri deneyin dedi, anneniz için belirli modeller getireyim. İyi dedim. Dünyanın en çirkin yaratığı ile karşılaştım ve sürekli aynada gözlük deneyip duruyordu. Ben aslında normalde güneş gözlüğü takmayı seven biriyim ama ne bileyim bütün modeller iğrenç duruyordu yüzümde arkadaş. Usulca güneş gözlüğü standına sıvıştım. Başım ağrımaya başladı. Bi kaç rayban denedim. Hoşuma gitti.

Şimdi elimizdeki seçenekler şöyle:

-hem güneş gözlüğü hem de numaralı kullanılabilen gözlük alacağım. baya bi para.
-lazere uygun muyum diye başka bir muayene olacağım.
-lens.

Şimdilik ilk iki seçeneğe yakın gibiyim. Bakalım ilerleyen bölümlerde neler olacak. Üzgünüm.





 

Blogroll

sardunya, yasemin, zeytin, jacobinia, lonicera, hydrangea