Geceyi aşıyoruz


Acılar körüklenir,  dışarıdaki sesler susarken için bağırmaya başlar. Gece. Işığa ulaşmak için katedilmesi gereken en karanlık yol.

O yoldan uzaklaşmak için hayat biçimimi değiştirdim. Ne planlar yaptım duysan. Ama işte hayatın şaşmaz kanunu mu nedir,  en çok neyden uzaklaşmak istiyorsan burnunun dibinde belirir.

Gün ışırken bile geceyi yaşarsın,  öyle uzun sürer,  öyle acılı. Fuzuli'nin sabah rüzgarını beklemesi gibi, fuzuli fuzuli açık bıraktığın kapıya bakarsın.

Yaşlanmak biraz da kimseye   anlatamayacağın şeylerin birikmesidir. Rüzgarın hışırdattığı naylon poşet seslerinden duyulan ürperti neyse gece de odur.  Ömrün gecesidir yaşlılık.

Tam da burada anmak lazım o filmi. Madem aklıma geldi, senin de gelsin. Haneke L'amour.  İnsanı bir cesetten ayıran şey yalnızca nefes alıyor oluşu değil mi? En sevdiklerimiz sırf nefes almıyorlar diye uzaklarda eridi.

Bir karar vermemiz gerekse hangimiz ölmeyi seçerdik ki. Hayatın tadı artçı depremlerle sarsılırken dahi bir başka gelmiyor mu sana da. En sevdiğin, sen uyurken yastığı yüzüne bastırıp öldürseydi seni, senin iyiliğin için. Hala en sevdiğin olmaya devam eder miydi?

Vazgeçmenin bin türlü kılıfı vardır ve vazgeçmek en kolayıymış gibi gelir insana. Vazgeçilen olmak dışında kibrimize dokunan yanı da olmaz. Nefes almaktan vazgeçmek için afilli bir sebep arayabilirsin. Buldukların, sana o nefesi verene isyan ettiğin gerçeğini değiştirmez.

Makyaj: Allah'a "senin verdiğin yüzü beğenmiyorum" demektir. Hafifletici sebeplerin var değil mi? Serbest piyasa ekonomisinde caiz olan şeyler olabilir değil mi? Kendini kandırmaya devam et kardeşim. Kremler toprağı bir bariyer gibi engelleyip çürümene mani olacak değil.

Biraz Cioran kaçmış gibi içime bu gece.  Aslında pek sevdiğim söylenemez ama bazı bazı beni çok etkilemiştir. Paragraflarda çelişkiler dans ediyor olsa da bazen yolun dışındaki patikanın manzarasına bakmak, havasını solumak bana iyi gelir.

Makyaj: Yalan söylemektir.

Bütün dünyaya olmadığın biri gibi görünmekten nasıl zevk alabilirsin. Kendini iyi hissettiğini sanarken boyaya bağımlı olmaya başlıyorsun. Sen ve etrafındaki herkes senin cilana bağımlı oluyor. Dudakların olduğundan daha soluk,  yanakların, yüzün bütün deliklerini renkli tozlarla kapladığın için nefessiz kalmış. Ölüyorsun ve onu kendinden önce gömüyorsun görmüyor musun? Sen emanetlere hep böyle özensiz mi davranırsın?

Yapma. Biraz nefes al. Bırak biraz nefes alsın.



 

Blogroll

sardunya, yasemin, zeytin, jacobinia, lonicera, hydrangea